İnsanı Tanıma Sanatı/ Kitap Yorumu

                             

"Bir karakter özelliğinden söz açılabilmesi için, insanın çevreyle ilişkisinin göz önünde tutulması gerekir."


Yazar: Alfred Adler
Çeviri: Kâmuran Şipal
Sayfa Sayısı: 328
Yayınevi: Say Yayınları

 Bireysel psikoloji ekolü Alfred Adler'in okuduğum ilk kitabı. Neden bu kitabı okuma gereği duydum bilmiyorum. Belki kendimi anlamak belki de karşımdakini. Her ne içinse birkaç cevap bulabildim. Sonuç olarak İnsanı Tanıma Sanatı okumaktan memnun olduğum bir kitap oldu. Sizin de okumanızı öneririm.

Kitaba gelirsem, ilk bölümü Adler'a ayrılmış. Onun psikoloji biliminde yürüdüğü yol, kariyeri, psikolojinin yapı taşlarından olan Freud ve Jang'dan ayıran ve birleştiren yönü ve bu kitabı yazma amacı uzunca açıklanmış.
Kitabın içinde bu bölümlere yer verilmesi okuyucu açısından hem okuyacaklarına hazırlık hem de kimi okuduğunu anlaması için bir ön hazırlık niteliği taşıyor. Ben okurken kitaba kendimi daha hazır buldum.

Akıcı ve anlaşılabilir bir dili ve çevirisi olduğundan zaten kitapta da bahsedildiği gibi herkesin okuyabileceği bir eser olmuş. içinde anlatılanlara ek olarak daha iyi kavranılması için konular gerçek yaşamdan danışan hikayeleriyle pekiştirilmiş. Sanırım hedeflenen her kesime ulaşma fikri bu sayede başarılmış.

Ne anlatıyor bu kitap diye sorarsanız, bir şeyler anlatmaktan ziyade bir şeyler öğretiyor diyebilirim. Kitap konularıyla geniş bir yelpazeye sahip ve bu konular da kendi içinde başlıklara ayrılıyor. İnsan ruhu, çocuk ve toplum, erkek ve kadın ilişkisi, karakter bilgisi gibi gibi birçok başlık. İnsana dair her noktaya değinen kitap, bizim elimizden tutup belki klişe olacak ama çocukluğumuza götürüp oradan da çevremiz ve kendimiz hakkında bilgiler edindirerek bizi tekrar günümüze getiriyor. Günümüze gelmişken öğrendiklerimizle başka biri olabilmemizin şansını veriyor ve çevremize başka bir gözle bakmamıza olanak sağlıyor. Böylece kendimizi ve etrafımızdaki insanları daha çok tanıyan, nasıl bir tutum sergilememiz gerektiğini bilen ve uygulamaya cesareti olan bireyler olmuş oluyoruz. Bunları sağlam psikoloji temeline dayandırarak bize sunulduğu için de işimiz daha kolay oluyor.

İnsanı Tanıma Sanatı'nı iyi ki okumuşum diye düşünüyorum ve şimdiden siz de iyi okumalaar.

"Yaşamın güçlüklerinden geçerek gelen, harcadığı çabayla bataklıktan kendini kurtaran, tüm zorlukları geride bırakıp yüksek bir düzeye ulaşan biri, yaşamın iyi ve kötü yanlarını herkesten iyi bilir. Bu konuda kimse su dökemez eline, özellikle doğru yoldan ayrılmamışlar kendisiyle boy ölçüşemez." (Sayfa 34)

"Bir kimsenin kendisi hakkında ya da başkalarının onun üzerinde ne düşündüğü değil, toplum içindeki genel tutumu önemlidir; bu dünyada nasıl bir amaç güttüğü ve neyin kendisini ilgilendirdiği, söz konusu tutum tarafından belirlenir." (Sayfa 128)

"Biz yalnızca bizi tedirginliğe sürükleyen, yerle gök arasında akıl ve hayalimizden geçirmeyeceğimiz kadar çok gizin saklı bulunduğu inancını bize vermeye elverişli olayları duyar, işitiriz." (Sayfa 145)