DEMIAN Emil Sinclair'in Gençliğinin Öyküsü
"Gençlik ve öğrencilik üzerine bir roman olan Demian, Nobel ödüllü Hermann Hesse'nin o dönemdeki korkularını ve sorunları da yansıtan bir eserdir." (Arka Kapak)
Yazar: Hermann Hesse
Çeviri: Kâmuran Şipal
Sayfa Sayısı: 199
Yayınevi: Can Yayınları
❃
Yazarın üslubu, betimlemeleri, karakter çözümlemeleri ve iç dünyalarını kelimelerle ifadesi çok başarılı. Bunun sebebi biraz da Hesse'nin esere kendinden hisler katması.
Tabi çeviriyi Kâmuran Şipal yapınca kesintisiz bir roman okuma keyfi ve Hermann Hesse okuma aydınlığı yaşadım. Çünkü kitap sadece bir gencin büyüme sancılarını veya kendini gerçekleştirmesini anlatmıyor. Eminim bizim yolumuza da ışık tutacaktır. Okumanızı öneririm.
Gelelim romanın içeriğine Emil Sinclair dindar, katı kuralları olan ama aynı zamanda huzurun ve güvenliğin bulunduğu bir ailenin çocuğudur. Ergenlik çağının başlamasıyla buhranlar da başlar ve ona dayatılan dünyadan başka bir dünya keşfeder ki bu dünya onun için ürkünç ve yasak düşünceler barındıran bir dünyadır. Yeni dünyayı araştırıp öğrenmeyi kendisine yazgı olarak belirler.
Max Demian bu dönemde Sinclair'in karşısına çıkar. Demian okulda herkesten farklı, dikkat çekmeyi sevmeyen biridir. Sinclair ve Max'i birleştiren noktalardan biri de budur. Demian, Snclair'ın ruhunun acılarını hem hafifletir hem de onun aklına yeni pencereler açtığı için ruhunu çıkmaz sokaklara sokar. İşte Sinclair'in yazgı dediği şey de tam da bu çıkmaz sokaktan çıkmayı öğrenmektir. Hayatını, aşkını, arzularını kısacası kendini rafa kaldırıp sadece yazgısının peşine düşer. Bu yolculukta yoluna bazı insanlar çıkar ve her biri onun hayatına etki eder.
Emil tanıdığı, konuştuğu her insanda farkında olmadan yol göstericim dediği Demian'dan bir parça bulur kendisi de Demian'dan parçalar taşıyana kadar. Onun için herkes Demian'a, Demian'ın düşüncelerine kavuşturan bir merdivendir.
Emil Sinclair yolun sonunda aradığından fazlasını bulur.
"Hepimiz aynı derinliklerden çıkıp geliriz, ama bir taslak, derinliklerden çıkıp gelen bir yaratık olarak her birimiz kendi öz amacımıza varmak için uğraşıp didiniriz. Birbirimizi anlayabiliriz, ama kendimizi ancak kendimiz açıklayıp yorumlayabiliriz. (Sayfa 15)
"Tanrı'nın bizi yalnız bıraktığı ve içlerinden birini izleyerek kendi kendimizi bulmamamıza olanak sağladığı pek çok yol vardır." (Sayfa 97)
"Bir kimse bir şeye mutlaka gereksinim duyuyor ve o şeyi ele geçiriyorsa, bunu ona sağlayan rastlantı değildir; kendisi, kendi içindeki istek ve zorunluluk onu çekip ilgili nesneye götürmüştür." (Sayfa 121)
"Her tarafta insanlar 'özgürlük' ve 'mutluluk' denen şeyi gerilerde bıraktıkları bir yerde arıyor, bunu da sorumluluklarının kendilerine hatırlatacağı ve özellikle kendileri için belirlenip izlemeleri gereken yola dikkatlerinin çekileceği korkusuyla yapıyorlardı." (Sayfa 167)

0 Comments:
Yorum Gönder